Trafik Kazaları Dışındaki Kazalar
A- AMATÖR ŞOFÖRLER
Ülkemizde motorlu araç sayısının artması, amatör otomobil sürücülerinin de artmasına yol açmıştır. Otomobil sürücülerinin, trafik kazaları dışında, maruz kaldıkları bazı tehlikeler ve genellikle tecrübe yetersizliğinin neden olduğu kazalar güncel olaylardandır.
Amatör Şoförlerin Karşılaştığı Başlıca Tehlikeler Aracımzın iki hassas noktası: Frenler ve Lastikler.
B.. HIZ KONTROLÜ İLE İLGİLİ TEHLİKE
KAYNAKLARI:
Otomobil sürücülerinin en önemli sorunu, kullandıkları aracın istedikleri yerde durmasını sağlamak, hız kontroluna hakim olmaktır.
Bu kontrol hakimiyeti ile ilgili iki önemli husus vardır.
1- Fren donanmmının sağlamlığı,
2- Lastiklerin yeniliÄŸi,
3- Fren yapma şekli (pompalama usulü ile),
Otomobillerin yanma tehlikesi ÅŸu iki husustan ileri gelir:
1- Su kaynatan radyatör,
2- Akumülatörün asitli suyu,
3- Elektrik arızaları,
4- Yakıt kaçakları,
C- OTOMOBİLLERİN ZEhİRLENMEYE YOL
AÇAN TEHLİKE KAYNAKLARI ŞUNLARDIR:
1- Egzoz gazı,
2- Antifıriz,
3- Hidrolik yağı,
4- Katkı maddeleri,
Bu Tehlikelere Karşı Güvenlik Önerileri
Hız kontrolu ile ilgili güvenlik
Otomobillerin hız kontrolü için frenlerinin sağlam olması gerekir.
Sağlam fren için:
1- Fren hidrolik yağı istenilen seviyede olmalıdır. Bu nedenle haftada bir kez veya frenlerde yetersizlik duyarsanız hemen, fren hidrolik seviyesini balatalarım kontrol ediniz veya ettiriniz.
2- Fren rakorlanm, bağlantılarım, balatalarını, otomobilin periyodik bakımlarında kontrol ettiriniz.
Sağlam lastik için:
1- Tekerleklerin lastik dişleri sağlam olmalıdır. Otomobil lastiklerinin, kullamlan km’ye ve yol durumuna göre, dişleri aşmır ve fren yapıldığı zaman, otonun yeri tutma gücü azalır.
2- Otomobil lastiklerinin ömrünü uzatmak için, her 10.000 km’de tekerleklerin rotasyonunun yapılması lazımdır.
3- Lastilderin dişleri aşınınca (kabak lastik) lastikleri yenileyiniz.
D- YANMAYA KARŞI GÜVENLİK
Otomobiller, soğutma sistemindeki bozukluklardan veya trafiğin çok sıkışık olduğu zaman su kaynatırlar. Su kaynadığı zaman, radyatörün kapağınm açılması, kaynar suyun elleri yakmasma neden olabilir. Otomobil akümülatörlerindeki asitli su, yakıcı niteliği dolayısıyla, yanmalara neden olabilir. Asitli suyun damladığı yeri yakmasım önlemek için, akünün bölme kapaklarını açarken, asitli suyu cildinize veya elbisenize damlatmamaya dikkat ediniz.
E- ZEHİRLENMEYE KARŞI GÜVENLİK
Egzoz gazından zehirlenmek antifrizden zehirlenmek farklı şeylerdir. Ancak her ikisi de otomobillerle ilgilidir.
Egzoz Gazı
Otomobillerin egzoz gazı, insanların yaşamak için soludukları havanın oksijenini alır ve zehirleyici kadbondioksit verir. Otomobillerin egzoz borusundaki arıza veya otomobili kapalı bir yerde çalıştırmak, egzoz gazının solunmasına yol açar ve otomobillerin içindekileri zehirleyebilir.
Onlemler
Egzoz gazı kokosu alırsamz, derhal otomobilinizin egzoz borusunu kontrol ettiniz. Otomobilinizi havalandırma imkanı olmayan kapalı yerlerde çalıştırmayımz.
Aııtifriz
Motorlu araçların soğutma sistemindeki suyun kışın donmasını önlemek için kullanılan antifriz,
zehirli bir kimyasal sıvıdır. Bu sıvımn, bilmeden veya kazaen içilmesi, zehirlenmeye yol açar.
Önlemler
Antifrizin vücudunuza girmesine yol açacak davranışlardan kesinlikle kaçımlmalıdır. Daha sonra kullanmak üzere ayrı bir kaba koyduğunuzda, kabın içindeki zehirli sıvıyı çocukların erişemeyeceği bir yerde saklayımz ve kabın üzerine içindekiin zehirli olduğunu belirten bir işaret veya etiket koyunuz.
Sürücünün Durumu
Karayollarında, motorlu bir aracın güvenle sevk ve idare edilmesi büyük ölçüde, sürücünün bedenen ve ruhen sağlıklı olmasına bağlıdır.
A. GÜVENLİ ARAÇ KULLANIMI ŞUNLARA
BAÄžLIDIR:
1- Sürücülerin bedenen ve ruhen sağlıklı olması.
2- Dengeli bir heyecana sahip olması. Aşırı heyecanlı olmaması.
3- Sürücülük yeteneklerine sahip olması.
4- Kuralları bilmesi ve uyması.
5- Yoldan yararlananların (hayvanlarda dahil) can ve mal güvenliğine ve haklarına saygı göstermesi.
6- Trafik akışına uyum sağlaması.
7- Hoşgörü sahibi ve affedici olması.
8- Davranış bozukluğu göstermemesi.
9- Kamunun mal güvenliğini tehlikeye düşürmemesi.
10- Gözlük veya kontak lens ile görme kusuru düzeltme kabul edilir. Ancak, araç kullanırken takılmalıdır.
B- ALKOL VE SÜRÜCÜLÜK
Alkol, mide ve bilhassa ince bağırsaklar yoluyla hızla kana karışarak karaciğer, akciğer ve beyne ulaşır. Çok kısa zamanda bütün vücuda yayılır.
Alkol miktarı arttıkça kandaki oksijen azalır. Beyin ihtiyacı olan oksijeni temin edemediği için fonksiyonlarını kaybetmeye başlar. Bunun sonucu
olarak; denge, görme, işitme, olayları anlama gibi beyinsel fonksiyonlarda zayıflama meydana gelir.
Yapılan araştırmalar, kandaki alkol miktarının artmasıyla sürücü hatalarının da buna paralel olarak arttığım göstermektedir.
Alkolün sürücü üzerindeki diğer etkileri de, korkunun azalması, aşırı güven hissi, aşırı lüzumsuz, kontrolsüz, cesaret gelmesi, normal davranışlar dışına çıkılması, kendini kontrol edememe, dengesizlik, aşırı hız tehlikeli manevra yapma arzusu, ani durumlarda kontrolün kaybıdır.
Alkol alan sürücülerde ayrıca, yorgunluk, dikkatin azalması, hafıza kaybı, intikal noksanlığı, uyuşukluk, uyuklama, ani durunılarda tepki eksikliği, karar yanlışlığı, yoldan çıkma, çarpma gibi durumlar da görülür.
Alköl almaları kesinlikle yasak olan sürücüler:
a) Resmi araç sürücüleri,
b) Taksi sürücüleri,
c) Dolmuş otomobil sürücüleri,
d) Minibüs sürücüleri,
e) Otobüs, kaınyon, çekici gibi kamu hizmeti yük ve yolcu taşımacılığı yapan araç sürücüleri.
Diğer araç sürücülerinin, 0.50 geçrneyccek miktarda alkol alarak çıkınalarına müsaade edilmiştir.
Alkol almamış sürücünün kaza yapma ihtimali sıfir kabul edilirse 0.50 promil alkol alma durumunda <k 2, bir promil alkolde % 10, 1.5 promil alkol alma durumunda ise <k 25dir.
0.50 promil alkole müsaade edilmesine rağmen, kendisini, ailesini, diğer araç sürücülerini düşünen, topluma saygılı ve tedbirli bir sürücüye düşen görev, hiç alkol almadan trafiğe çıkarak kaza riskini en aza indirmektir.
Alınan alkolün vücuttan tamamen atılması yaklaşık 40 gün sürmektedir. Daha açık bir deyimle, alınan alkolün vücuttaki tahtirabı 40 gün devam etmektedir.
C- SÜRÜCUYU OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEYEN DİĞER FAKTÖRLER ŞUNLARDIR:
a) Yorgunluk, b) Uykusuzluk,
c) Eınniyet kemeri takmamak.
Son derece karmaşık olan birçok işin aym zamanda yapılmasım gerektiren sürücülük, direksiyon başındaki insanın yorulmasına sebep olur.
Yorulan Bir Sürücü de Aşağıdaki Durumlar Meydana Çıkar.
a) Ense, sırt ve bacak kaslarında ağrılar,
promili
trafiÄŸe
h) Esneme hali. gözlerde yanma,
c) Ellerde, bacaklarda ve baÅŸta titreme,
d) Ağızda kuruluk,
e) Aracın hızım gereksiz yere arttırma, azaltma,
f) Araç sürmede isteksizlik,
g) Åžerit izleme disiplininde bozulma,
h) Kendini zorlamak, sinir, telaş umursamazlık,
ı) Direksiyon başında uyumak.
Işte bu nedenlerden dolayı; ticari amaçla yük ve yolcu taşıyan motorlu araç sürücülerinin 24 saat içinde toplam 9 saatten fazla, devamlı olarak da 5 saatten fazla araç sürmeleri yasaklanmıştır. 5 saatliik devamlı sürmeden sonra en az 30 dakika dinlenme mecburiyeti getirilmiştir.
Emniyet kemeri takmanın sürücüye sağladığı, emniyetli araç kullanma imkanı:
Rızda seyreden bir aracın etkili fren ile (kazık fren) durdurulması, duran bir araca, duvara, direğe, ağaca çarpması veya devrilmesi gibi durumlarda, sürücü ve yolcuların kas ve kol kuvvetiyle kendilerini tutmaları ve korumaları mümkün olmamaktadır.
işte bizleri sürücü veya yolcu olarak, bu tehlikelerden koruyan emniyet kemeridir. Yerleşim birimi içi-dışı ayırımı yapmadan, gidilecek yerin yakın veya uzak olmasına bakmadan yapılacak hızın az veya çok olduğunu düşünmeden araca biner binmez emniyet kemerini bağlamak ve bunu alışkanlık haline getirmek gerekir.
Aracın göğüs kısmına, ön camına veya başka
yerlerine çarpmak suretiyle, özellikle kafa ve
göğüsten darbe olarak yaralanmakta, hatta ön
camdan firlayıp hayatlarını yitirmektedir.
Sürücülerin Ruhsal Yapı ve Davranışlarının Trafik Kazalarına Olan Etkileri
Sürücülük, insanlara kanunlar çerçevesinde verilen bir haktır. Bu hakkın başkalarının can ve mal güvenligini tehlikeye düşürecek şekilde kullanılması düşünülemez.
Trafik kazalarını kamamen önlemek mümkün değildir. Ama azaltmak mümkündür. Kazaların oluşunda, en fazla kusur payı insana yani sürücüye aittir. 0 halde kazalara karşı alınacak tedbirlerin daha çok sürücülerin öğretim ve eğitimleri ile beden ve ruh yapılarına yönelik olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Normal şartlarda; temel eğitim ve öğretim görmüş, yeterli bilgi ve beceriyi kazanmış, beden ve ruh yapısı bakımından dengeli davramşlar içinde olan sürücülerin kaza yapma ihtimali çok düşüktür. Tedbirsizlik, dikkatsizlik, kurallara uymam a, acemilik, yorgunluk, uykusuzluk, alkollü araç
kullanma sonucu meydana gelen olayları kaza şeklinde yorumlamak pek doğru değildir.
Ruhsal yapıyı oluşturan faktörler şunlardır:
a) Duygularım zaman ve mekana bağlı olmaksızın hemen boşaltma isteği,
b) Haz alma dürtüsü,
c) iyi ve kötü ayırımı yapmadan iç güdülerin öne çıkması,
d) Ofke, sevgi ve nefret duyguları,
e) Ahlak kuralları,
t) İyi-kötü ayırım kavramı,
g) Zıt duyguları, ruhsal hal ve davranışları dengede tutan, uzlaştırıcı alan,
h) PaylaÅŸma,
ı) Diğerlerine saygı,
k) Bencillik,
1) Hırs ve kızgınlık,
Paylaşma duygusunun, kavranıımn ve alışkanlığımn en geçerli olduğu yer trafik ortamıdır. Karayolunun uygun olarak diğer sürtıctilerle ve yayalarla paylaşılması, kamunun can ve mal güvenliğinin korunup kollannıası, konulmuş olan yasaklama ve kısıtlamalara titizlikle uyulması ancak paylaşma duygusunun alışkanlık haline gelmiş olmasına bağlıdır.
Kuralları hiçe sayan başkalarımn hakkına saygı göstermeyen, saldırgan davranışlar içerisine giren, kendisiyle ve başkalarıyla yarışa kalkışan, bencillik gösteren, hırslı ve kızgın sürücülerin yoi ve trafik güvenliği bakımından ne kadar tehlikeli kişiler oldukları şüphesizdir. Bu tür sürücüleri; trafik canavarı olarak isimlendirmek hiç de haksızlık sayılmaz.
Sürücü Gözlüğü
Sonbahar ve kış mevsiminde otomobil kullanmak gözleri sürekli yormaktadır. Ozellikle geceleri gözler çok zorlamr. Diğer otoların far ışıkları, yoi aydınlatması ve yansımalar görüş açısını daraltır.
Aldanan gözler kaza riskini arttırır. Aydınlatma farkı ne kadar artarsa yansıma da o kadar artar. Bu durum çift görmeye bile yol açabilir. Yansımayan gözlük camı kullanıldığı zaman görüntü düzelir. Camların üzerinde ne kadar tabaka varsa sürüş için o kadar iyi olur. Ancak en iyi cam silinen camdır.
Otomobil kullanırken gözlük kullanmak isteyenler öncelikle kendilerine yakışanı değil gerçek bir sürücü gözlüğünü almaya dikkat etmelidir. Sürücü gözlüğünün camları yansımayan cam olmalıdır. Çünkü güçlü ışık normal gözlak camlarından yansımaktadır.
Seyahat Ederken Olabilecek Tehlikeler
1- Otomobilli hayat insana hareket özgürlüğü sağladığı gibi bir takım tehlikeleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle şehirlerarası yollarda otomobil kullanırken dikkatli olmak lazımdır.
2- Issız yerlerde dikkatli olunmalı, yalnız yürümek dahi istenilmeyen yerlerde otomobilden inilmemelidir.
3- Aracın kapıları kilitli, camları kapalı tutulmalıdır.
4- Böyle durumlarda yalmz mecbur kaimlığında park yapılmalıdır.
5- Aracın bozulabileceği göz önünde tutularak gidilecek bölgedeki oto servis noktalarımn telefon vs. bilgileri el altında bulundurulmalıdır.
6- Yabancilar veya tammachğımz kişiler otomobile yol üzerinde alınmadan önce bir kez daha düşünülerek hareket edilmeli, tedbirli davranılmalidır.
7- Takip ediliyorsamz, en kalabalık yoldan herkesin içinden yol almaya özen gösteriniz. Güvenlik güçlerine ait bir noktaya geldiğinizde sizi takip eden araçla ilgili şikayetinizi yapımz.
8- Araç veya cep telefonu ile jandarmayı veya polisi arayınız. Sizi takip eden araç hakkında doğru ve detaylı bilgi veriniz.
9- Önden giden aracın egzozundan bir an için duman atması, o aracın hızlanmaya başladığının işaretidir. Bu nedenle o araç sollanmamalıdır.
10- Şehir içi veya dışı otobüs duraklarında dikkatli olunuz.
11- Şehir içinde taksi veya minibüs takip ediyorsanız, her an durabileceklerini asla unutmayınız.
12- Sıcak yerlerde aracın içinde kedi ve köpeği cam açmadan çok uzun süreli bırakmayınız.
13- Tatilde, piknikte, parkta aracın içinde kutu, çanta, cep telefonu, fotoğraf makinası gibi kıymetli eşyalar bırakılmamalıdır.
Rahat Koltuk Rahat Yolculuk
Uzmanlara göre aracın koltuğunun arka kısmına sırtınızı dayadığınızda sırt ve belinizin (özellikle belin) boşlukta kalmaması gerekmektedir. Bunu yapabilmek için koltuğa tam oturup pedallara göre ayak mesafenizi daha sonra ayarlamalısınız. Boyunuz çok kısa ise altımza küçük bir minder koymanızda yarar vardır. Çünkü kısa boylularda (özellikle acemilerde) şehir içi trafiğinde ve park yaparken ileri geri manevralarda aracın ön ve arkasındaki görüş dışı mesafeler daha fazlalaşmaktadır. Uzun boylular ise ayakları direksiyona çarpmasm diye koltuğu iyice geri çekmektedirler. Bu yüzden uzun boyluların kol ve ayak mesafesiin ortasım mutlaka bulmak gerekmektedir.
Araba turU ne olursa olsun mutlaka en rahat pozisyona göre ayarlanmalıdır. Uzun yolda zaman zaman pozisyon değiştirilerek uyuşmalar önlenmelidir. Eski araç kullananlar eğer koltukları (sürücü koltuğu) deforme olmuşsa bir an önce tamir ettirmeli, şayet bir süre o şekilde kullanınakta zorunlu ise bellerini veya altlarını minder ile takviye etmelidir. Aksi halde iskelet ve kaslar kalıcı zararlar görebilir.
Oturma şekli vücudunuza uygun değilse, omurga ve adelelerde kasılma nedeniyle ağrılar meydana gelir. Sürücttlerin % 25m sırt ağrılarından şikayet etmektedir.
Sürücünün yorulmaması ve
edebilmesi için koltuğun
ayarlanabilmesi gerekmektedir.
1- Uzunluk ayarı (öne ve arkaya) : Pedalla koltuk arasındaki mesafe, pedala tam basılı bacağımzın hafif bir açı oluşturduğunda uygundur. Beliniz koltuğa yapışık olmalıchr.
2- Arkalık: Hafif açı ile direksiyonu kavrayabiliyorsanız arkalığın ayarı tam demektir. Omuzlar koltuğa dayalı olmalıdır.
3- Yükseklik: Koltuk ne kadar yüksek olursa omurlararasına o kadar az yuk binmektedir. Bu nedenle koltuk ayarınız mümkun olduğunca yüksek olmalıdır.
4- Koltuk eğimi: Doğru eğimde pedala zorlanmadan basılmalı ve uyluk zorlanmamalıdır.
5- Oturma alanı: Uyluk dizin iç tarafina yaklaşıncaya kadar koltuk kenarında bir el kadar oturma alanı için, mesafe olmalıdır.
6- Bel desteği: Bel desteği bel kemiğinin tabii duruşunu desteklemeli ve bel yuvarlanmasını önlemelidir.
7- Koltuk kenarı: Koltuk kenarı sürücüyü kavramalıdır. Sürücü kendini sıkıştırılmış hissetmemelidir.
8- Kafalık: Kafalık üst kenarı göz hizasında olmalıdır. Kafalık ile kafa arasında iki santim mesafe kalmalıdır.
omurganın rahat çeşitli şekillere
Otosu Çalınanlar için Kısa Bilgiler
Kaskosu Olmayan Oto Sahipleri Için: En yakın polis veya jandarma karakoluna hemen başvurarak otonuzun çalınchğım haber veriniz. Karakol, otonuzun plaka ve modelini alarak Oto Hırsızlık Masasına bildirecek, buradan da ülkemizin dört tarafında trafık ekiplerine bilgiler ulaştırılacaktır.
Kaskosu Olan Oto Sahipleri İçin: En yakın polis veya jandarma karakoluna hemen başvurarak otonuzun çalındığım haber veriniz. Otonuzun çalındığını 5 gün içinde kaskoyu yaptırdığımz sigorta şirketine bildirmek zorundasımz. Sigorta şirketi başvurunuz sırasında sizden trafik zabıtlarını, çalınan otonuzun ruhsatım ve kontak anahtarım isteyecektir. Eğer otonuz ihbar süresinden itibaren 45 gün için bulunamazsa sigorta şirketi size ödeme yapar.
Otonuzu Çalıştırmadan Önce Dikkat Edilecek Hususlar
1- Genel Kontrol
a) Otonuza uzaktan bir bakınız. Lastik havaları normal mi? İnmiş lastik var mı?
b) Motor bölmesi altında herhangi bir sıvı birikintisi var mı? Varsa elinize bir miktar alarak inceleyiniz ve koklayarak cinsini tespit ediniz. Su mu? Yakıt mı? Yoksa yağ mı? Nereden aktığını görünüz.
c) Otonuzda hırsızlık veya hasar var mı? Stepne yerinde mi?
d) Yakıt depo kapağı yerinde takılı duruyor mu?
e) Cam silecek lastiklerini kontrol ediniz.
2- Motor Bölmesinin Kontrolü
a) Radyatör su seviyesini kontrol ediniz.
b) Vantilatör kayış ayarını önce gözle, gerekiyorsa elle kontrol ediniz. Şan dinamosu ve ana mil kasnağı arasında orta noktaya parmakla basıldığında kayış 1,25 cm’lik bir esneme yapmalıdır.
c) Motor yaÄŸ seviyesini kontrol ediniz.
d) Motor yağ evsafını aşağıda açıklandığı şekilde kontrol ediniz.
1- Önce yağ seviye ölçme çubuğunu dışarı çekiniz.
2- Çubuk üzerindeki yağın rengini kontrol ediniz. Şeffaf siyah olmalıdır. Ilk konulan yağ rengi, zeytuni şeffaftır, sonra motor çalıştıkça siyaha bürürnır. Rengi çok koyu katran gibi siyah olan yağ, kinlenmiş ve bozulmuştur. Eğer yağın rengi sarı veya boza rengindeyse yağa su karışmıştır. Bu durumda motorıınuzu çalıştırmadan hemen en yakın servise gidiniz.
3-Yağ çubuğunu koklayımz. Eğer benzin kokuyorsa yağa yakıt karışmış ve yağ incelmiştir. Motoru çalıştırmadan hemen en yakın servise haber veriniz.
4- Yağ çubuğu üzerinden bir miktar yağı sağ el baş ve işaret parmağı ile sıyırarak alımz. Sonra iki parmağımzı birbirine değdirip sonra yavaşca birbirinden ayırınız. Eğer bir, iki milim kadar yağ kopmadan esneyebiliyorsa viskozitesi normaldir.
Eğer elinizi kirletmek istemiyorsanız, o zaman yağ çubuğunu yere dik olarak tutunuz ve bir kaç damla yağı yere damlatımz. Eğer yağ yere damlarken iplik gibi uzuyorsa evsafı normaldir. Yok su damlası gibi koparak damlıyorsa çok incelmiştir. Motor yağımzı değiştiriııiz. Incelme, periyodik değiştirme zamanından önce olmuşsa hemen en yakın servise haber veriniz.
5- Yağ çubuğundan bir damla yağı sol avuç içine damlatımz. Sonra sağ elinizin işaret parmağı ile yağı avuç içinde oğuşturunuz. Eğer gıdıklamyorsamz, motor yağı içinde toz, toprak veya taş vardır. Motoru çalıştırmayımz. Yağın değiştirilmesi için hemen en yakın servise başvunmuz.
e) Aküyü aşağıda açıklandığı gibi dışarıdan kontrol ediniz:
1- Akü kabında çatlama ve kutup başlarında oksitlenme ve gevşeme var mı? Oksitlenme varsa kutup başlarım sodalı sıcak su ile siliniz. Gevşeme varsa sıkıştırımz.
2- Akü elektrolit kapaklarım açınız ve üzerlerinde bulunan havalandırma deliklerinin açık olup olmadığım kontrol ediniz. Tıkalı ise bir kibrit çöpü ile açınız.
3- Akü elektrolidinin seviyesini kontrol ediniz.
Bunun için temiz bir çıta parçasını yukarıdan dikine
olarak, plakalara değene kadar akü içine sokunuz.
Tekrar dışarı çekip bakımz. Sopa ucundan itibaren
1,5-2 cm. kadar ıslanmış olmalıdır.
4- Akü kablo irtibatlarımn sağlam olduğunu kontrol ediniz.
3- Şoför Mahallinde Yapılacak Kontroller
Kontak anahtarının kontrolü:
a) Kontak anahtarım açınız.
b) Şan ikaz lambasının ve motor yağ basınç ikaz lambasının, eğer çekili ise el freni ikaz lambasımn da kırmızı yanması gerekir. Yanmıyorsa lambalar arızalıdır. Ya irtibat kesiktir veya kontak anahtarı arızalıdır. Hemen servise başvunmuz.
Otonuzla Çevreyi Kirletmeyiniz
Otoların sadece motorları çalıştığı zaman soluduğumuz havayı kirlettiği çalışmayıp bir kenarda durduğurıda ise çevre kirliliğine neden olmadığı sanılmaktadır. Bu husus dizel motorlular için doğrudur ama benzin motorlu otolar için doğru değildiı-. Benzin motorlarının yapılarından kaynaklanan ilave çevre kirliliği yakıtm buharlaşmasıdır.
Benzinin düşiik buharlaşma ısısı yüzunden park halindeki bir otomobil bile atmosfore insan sağlığı için çok zararlı olan hidrokarbon yayar. Yakıt doldurulurken veya motorun çalışması halinde ise buharlaşan benzin, dolayısıyla hidrokarbon çok daha fazladır. Hidrokarbonlann tek başına insan sağlığına zarar verdikleri bir gerçektir. Ama asıl tehlike hidrokarbonların azot oksitlerle ultraviyole ışık altında reaksiyona girerek ozona dönüşmesi ve fotokimyasal bir duman halini almasıdır.
Yer seviyesinde oluşan ozon gazı çok tehlikeli ve güçlü bir oksitleyicidir. Doğrudan mukozayı etkiler, akciğer enfeksiyonuna neden olabilir.
Gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde kullanımı mecburi olmaya başlayan katalitik könvertör ile egzoz hidrokarbon emisyonları büyük oranda önlenmektedir. Asıl kaçak buharlaşma yoluyla olmaktadır.
Alman Otomobil Sanayi Derneğinin 1990 yılı tahmini hesaplarına göre Almanya’da her yıl 1,8 milyon ton hidrokarbon emisyonu olmaktadır. Bunun yüzde 27,8’i sanayiden, yüzde 33,3’ü evlerden ve 38,9’u (700 bin ton) otomobillerden olmaktadır. Otomobil emisyonunun 473 bin tonu doğrudan egzoz atıklarıdır. Kalan 227 bin ton buharlaşma kayıplarıdır. Otomobildeki buharlaşma kaybı toplam kaybın yarısından fazladır.
Benzin motorlu taşıtlardaki yakıt buharlaşması dört ana noktadandır.
1- Günlük veya havalandırma kayıpları, gün boyunca park edilmiş olarak duran aracın deposunda yakıt buharının havalandırma deliğinden veya depo kaçağından kaçması.
2- Sıcak motor kayıpları, yeni parkedılmiş sıcak motorlu aracın karbüratörunden, benzin borularından ve çeşitli çatlaklardan yakıtın buharlaşması.
3- I-İareket halindeki aracın yakıt sistemindeki kaçaklar.
4- Depoya benzin doldururken, deponun içinde oluşan benzin buharınm depo dolarken dışarı çıkması ve deponun fazla doldurulması yüzünden dışarı akan fazla benzin.
1990 Alman ölçumlerine göre otomobillerde 122 bin ton buharlaşma kayıpları olmaktadır. Bizim ülkemizde bu kayıplar çok daha fazla olmalıdır.
Araç kullanırken daha dikkatli ve bilinçli bir şekilde kullanmak gerekmektedir. Böylece hem bütçeniz ve hem de çevrenin korunmasına katkı yapılmalıdır.
Otomotiv Emisyon Sistemi
Günümüzde, egzoz gazlan başta olmak üzere motorlu taşıt kaynaklı hava kirletici tuın emisyonları kaynakta önleyebilmesine ilişkin otomotiv emisyon kontrol sistemi ve mekanizması 4 aşamadan oluşmaktadır.
1- Uretimi yapılacak her marka ve model taşıtın prototipine, emisyon üretim standartlarına uygunluğun, laboratuvarlarda yetkililerce yapılacak ölçüm ve test sonuçlarına göre emisyon sertifikası-imalat uygunluk belgesi verilmelidir.
2- Fabrikalarda montaj hattından örnekleme yöntemi ile alınan taşıtların, emisyon üretim standartlarına uygun üretilip üretilmediği, yetkililerce tekrar ölçüm ve teste tabi tutularak denetlenmelidir.
3- Trafiğe çıkmış yeni taşıtların emisyonlarımn,
5 yıl içinde dizayn hatası veya dayamklılık yönünden izlenmeli ve gerekirse bu taşıtlar geri aldırılarak düzeltilmelidir.
4- Son aşamada, trafikteki taşıtların egzoz gazlarımn, taşıtın kullanılacağı süreç içinde, emisyon üretim standartlarına mümkün olabilecek en yakın değerlerde kalabilmesini temin etmek için, ayrıca saptanmış emisyon ölçüm limitlerine göre ve bu maksatla geliştirilmiş özel teknik ve yöntemlerle ölçülmeli ve motorda gerekli ayar veya bakım sağlanmalıdır.
5- Çevre pulu zamanında alınmalı, pul için yapılan kontrolden sonra ayarları (çevre kirliliği ve yakıt tasarrufu ile motorun ekonomik ömrü için) değiştirilmemelidir.
